2 Ekim 2009 Cuma

Sturm Graz Maçı Sonrası: Öğretmenim, Gidiş Yoluna Puan Var mı?

Sistem takımı olmanın ve sistem takımlarının yaşadığı sorunların başında rakiplerin ezber önlem alması gelir herhalde... Eskişehir ve Strum Graz maçlarını izleyen herhangi bir rakip Galatasaray'dan en az bir puan almanın yolunun defansına minimum, orta sahasına eh işte, 3 ncü bölge kanat adamlarına ise kademeli ve adam akıllı tatlı sert savunma yapmasından geçtiğini keşfeder... Hele hele Galatasaray'da ön libero mevkiinde Mehmet Topal'ın ismini duyan her rakip teknik adam ceketini kemerine sıkıştırır ve göbek atmaya dahi başlayabilir... Eğer imkanı varsa Sabri'nin kanadına da azzıcık hızlı bir adam yerleştirdiymi, değmesinler keyfine!...

Sistem takımı olmanın en iyi yanı ise her ne şartta ve ahvalde olursanız olun, aynı şablonda oynar, saçma sapan doldur boşaltlar ile vakit geçirmezsiniz... Kaos futbolu ile elde edeceğiniz kısa vadeli sonuçlar yerine sistemli oynayarak uzun vadede kazançlarınızı dörde ya da beşe katlama ihtimaliniz daha fazladır... Galatasaray, süratle çok iyi bir sistem takımı olma yolunda ilerliyor... Bu yolda Galatasaray'ın karşılaşacağı mutlak tahditler var ki, sırayla işaret etmek gerekirse;

-Erken forma girme tahditi: Temmuz ayının ilk haftasından itibaren form tutan takımın bedensel gerileme yaşaması muhakkaktır... Önemli olan yukarı ivmelenmenin ne zaman başlayacağıdır...

-Uyum tahditi: Yeni kurulan takımlarda yaşanan sorunların en başında gelir ve kısa süreli etkili de olur... Takıma yeni giren ve adaptasyon sorunu çeken futbolcular illaki olacaktır... Ancak belli süre içerisinde bu durum giderek azalacaktır..

-Sisteme direnme tahditi: En önemli engel olarak karşımıza çıkar... Daha önce Hakan Şükür'ün kafasına orta yapan kanat bekleri ve forvetlerinin artık böylesi hareketlerinin yeni teknik ekip tarafından tasvip edilmemesi ciddi bir tahdittir ve uzun süreli de olabilir... Özellikle Sabri ve Servet ekseninde ciddi şekilde gözlemlenebilecek bir durum olarak göze çarpıyor Galatasaray'da... Çözüm ise sadece zaman ve şahısların sorunu algılama seviyelerinde...

-Gaza gelme tahditi: Erkenden şampiyon ilan etme adeti yeryüzünde sadece Türk Spor Matbuatına aittir sanırım... Fatih Terim'in 2 nci Galatasaray macerasının bitiş sebebi bu sendromdur... Herkes hocadan şapkasından filler, gergedanlar çıkarmasını beklerken o kendisini çıkarmayı uygun görmüş ve halen İtalya'da yaşayan "capo" olduğunu sanmıştır... Korkarım hala kendini öyle sandığı için milli takımdaki görevine devam etmektedir...

Kısa... Kısa...

-Enseyi karartmanın bir manası yok... En geç 2 hafta içerisinde Fenerbahçe'de bu düşüşü yaşayacak... Erken forma girmenin zararını çekiyoruz...

-Ne olursa olsun sistemden vazgeçmiyoruz... Kötü oynuyor olabiliriz... kötü oynuyor gibi de görülebiliriz... Ancak en azından nasıl oynayacağımızı biliyoruz...

-Galatasaray yönetim kurulunda yetkili birisi olsaydım Rijkaard ve ekibi ile 10 yıllık sözleşme imzalardım... 

-Galatasaray yönetim kurulunda yetkili birisi olsaydım Rijkaard ve ekibine tüm Florya'yı 10 yıl süre ile emanet ederdim...

-Yürüdüğümüz yol doğrudur... Uzun yıllardır ilk defa Galatasaray'da doğru işler yapılıyor... Bu maçı kaybetmemiz ya da kazanmamız durumunda da bu fikirde olacaktım... İnşallah hali hazır yönetimimiz alınan skora göre yorum yapıp karar vermiyordur...

-Mehmet Topal kötü oynuyor.. Bireysel hataları can sıkıyor...

-Arda Turan'daki belirgin gerileme ve "ben bu işi biliyor ve sadece kendim yapabiliyorum" şeklindeki egosantrik davranış biçimi artarak devam ediyor... Bu durumun, Galatasaray hücumlarını etkileme düzeyi konusundaki fikirlerimi şu an için saklı tutuyorum... 

-Servet Çetin sadece bireysel değil pozisyon hataları da yapıyor... Daha kötüsü bu durumun bilincinde olması... 

-Sabri Sarıoğlu ve Hakan Balta takımdaki görevlerinin bilincinde dahi değiller... Son derece sorumsuzluk içerisindeler... 

-Yediğimiz gol, tamamı ile pozisyon hatasından, yerleşim düzeninin aslında olması gerekenin olmamasından kaynaklandı... Yakışmadı bu gol...

-Defansif hatalar saçmalık boyutuna doğru gidiyor...

-Arda Turan'daki "ben oldum, tamamım, bensiz bu takım bir hiçtir" tarzındaki stil hayra alamet şekilde gelişme göstermiyor...

-Elano, muhtemeldir ki 5-6 maç sonra oynayacağı mevkisinde ilk defa bugün pas atmaya başladı...

-Ayhan Akman beklediğimiz gibi formsuz... Yanındaki Mehmet Topal da evvelki oyunlarının devamı görüntüsü ile maça katkıdan ziyade eksi yönde hareketleri tercih etmesi, o mevkideki soru işaretlerini büyülttü...

-Belki erken ama 10 uncu hafta da böyle oynar isek Rijkaard ve ekibini değil futbolcuları tefe koyarlar... Bunun tartışması ayrıca yapılır ama bireysel hataların pozisyon hataları ile çakışması ve ortak payda haline gelmesi hiç hoş değil...

-Sistem ile oynamanın bir mantığı olmadığını hocalarımız gösterdiğine göre buna direnmenin de bir mantığı olmaması gerekir... O zaman, yapılacak yorumların tamamının Galatasaray'ın şu anki sistemi içerisinde olması elzemdir... 

Maçın en kötü oyuncusu: Mehmet Topal

Maçın kötü oyuncusu:Arda Turan

Son Söz: Başlıkta sorulan sorunun yanıtı özellikle matematik öğretmenleri tarafından olumlu yanıtlanır... Ben de Galatasaray için bu sorunun yanıtını olumlu yanıtlıyorum... Gidiş yolumuz doğru... Gelecek sefer sonucun da doğru çıkmasını umuyorum...

Hiç yorum yok: